Yıllarca "gelirim artınca tasarruf ederim" dedim. Gelir arttı, tasarruf artmadı. Çünkü mesele hiçbir zaman rakamın büyüklüğü değildi; para benden çıktıktan sonra bakmaya çalışmamdı. Maaş yatıyor, ay sonuna kadar harcanıyor, kalanı biriktirmeye çalışıyordum. Kalan olmuyordu tabii.
Bu yazıda anlatacaklarım, kendi hesabımda test ettiğim şeyler. Hiçbiri sihirli değil, ama hepsi işliyor. Özellikle geliri kısıtlı olan biri için önemli olan tek şey var: tasarruf kararının sizin iradenize bağlı kalmaması.
Tasarruf edemeyen insanların çoğu tembel değil. Üç tipik tıkanma noktası görüyorum:
Bu yüzden önce ne kadar harcadığınızı bir ay boyunca gerçek verilerle çıkarmanızı öneriyorum. Aylık bütçe kurma mantığını sitede ayrı bir rehberde detaylı anlattım; tasarruf o iskeletin üzerine oturuyor. Bütçesiz tasarruf, tartıya çıkmadan diyet yapmaya benziyor.
Denediğim başlıca yaklaşımlar şunlar. Hangisinin size uyacağı, gelirinizin düzenli olup olmamasına ve karakterinize bağlı.
| Yöntem | Nasıl işler | Kime uygun | Zayıf tarafı |
|---|---|---|---|
| Otomatik talimat (kendine öde) | Maaş günü sabit tutar otomatik olarak ayrı hesaba gider | Maaşı düzenli olan herkes | Tutar fazla iddialıysa ay ortasında geri çekilir |
| 50/30/20 dağılımı | Gelirin %50 zorunlu, %30 istekler, %20 tasarruf | Genel çerçeve arayan, orta gelirli | Kira yükü ağırsa %50 zaten tutmuyor |
| Yüzde yerine kalem kısma | 2-3 gider kalemini kalıcı olarak küçültme | Geliri dar, esnek alanı az olan | Yavaş etki eder, motivasyon düşebilir |
| Zam/ek gelir kuralı | Her gelir artışının yarısı doğrudan tasarrufa | Kariyer başında olanlar, freelance çalışanlar | Disiplin gerektirir, otomatikleştirmesi zor |
| Yuvarlama / kumbara | Harcamalar yuvarlanır, küçük fark birikir | Hiç başlayamamış olanlar | Tek başına ciddi bir birikim üretmez |
Benim tecrübem şu: yüzde temelli sistemler geliri rahat olanlarda, kalem kısma ise geliri dar olanlarda çalışıyor. Asgari ücrete yakın kazanan birine "%20 ayır" demek anlamsız. Ama aynı kişiye "üç aboneliği kapat, iki günlük öğle yemeğini evden getir" demek somut bir sonuç veriyor.
Karma bir tasarruf stratejisi kurdum ve üç yıldır bozmadım:
Tasarrufun bir de yönü var. Rastgele biriktirmek yerine şu sıralamayı kullanıyorum:
| Sıra | Hedef | Mantığı |
|---|---|---|
| 1 | Küçük bir tampon (1 aylık gider) | İlk arıza faturasında sistemin çökmemesi için |
| 2 | Yüksek faizli borçların kapatılması | Kredi kartı faizi hiçbir birikimin getirisini yakalamaz |
| 3 | Acil durum fonunu 3-6 aya çıkarmak | İş kaybı riskine karşı gerçek koruma |
| 4 | Uzun vadeli yatırım | Enflasyona karşı asıl savaş burada verilir |
İkinci basamağı atlayan çok insan görüyorum. Elinde birikim varken kredi kartı borcu taşımak matematiksel olarak zarar. Kredi ile yatırım arasındaki tercihi sitede ayrıca ele aldım; kısaca özeti şu: borcunuzun maliyeti beklediğiniz getiriden yüksekse önce borcu kapatın.
Birikimin fiziksel olarak elinizden uzak olması, iradenizden çok daha güvenilir bir koruma sağlıyor.