Sigorta konusunu yıllarca "sonra bakarım" diye erteledim. Bütçemi oturtmuştum, acil param birikmişti, hatta yatırım tarafında da bir düzenim vardı. Ama bir arkadaşımın basit görünen bir ameliyatı üç haftaya ve ciddi bir faturaya dönüştüğünde, kurduğum tüm düzenin tek bir aksilikle nasıl dağılabileceğini fark ettim. O gün oturup kendime şunu sordum: elimdeki poliçeler beni gerçekten neye karşı koruyor?
Sorun aslında sigorta yaptırmamak değil; yanlış riske sigorta yaptırmak. Çoğumuz satış görüşmesinde en çok anlatılan ürünü alıyoruz, en çok ihtiyacımız olanı değil. İyi bir sigorta planlaması ise ürün seçmekle başlamaz; "hangi olay olursa bütçem çöker?" sorusuyla başlar.
Ben şu üç soruyu yazıp cevaplarını kağıda döktüm:
Bu üçüncü madde benim için dönüm noktası oldu. Sigorta, karşılayabileceğim masraflar için değil, karşılayamayacağım masraflar için var. Küçük harcamaları poliçeye yıkmaya çalıştıkça primim arttı, faydası azaldı.
| Karşılaştırma | Sağlık sigortası | Hayat sigortası | Bireysel emeklilik / birikimli ürünler |
|---|---|---|---|
| Neyi korur? | Tedavi masrafları, ameliyat, yatış, tanı süreçleri | Vefat veya kalıcı sakatlık halinde geride kalanların geliri | Uzun vadede emeklilik dönemi geliriniz |
| Kimin için kritik? | Herkes; özellikle kronik riski veya küçük çocuğu olanlar | Gelirine bağımlı kişi ya da devam eden kredisi olanlar | Düzenli gelir sahibi, 20+ yıl vadesi olan herkes |
| Gecikmenin maliyeti | Yüksek: yeni teşhisler kapsam dışı kalabilir | Orta-yüksek: yaş arttıkça prim ciddi yükselir | Yüksek: kaybedilen yıl, bileşik getiri kaybı demek |
| Bir tehlike | Limit ve muafiyetleri okumamak | Birikim vaadiyle satılan karma ürünlerde primin şişmesi | Erken çıkışta kazanımların erimesi |
| Benim önceliğim | 1. sıra | 2. sıra (bağımlı varsa 1. sıra) | 3. sıra, ama en uzun soluklu |
Tabloyu doldururken en çok şaşırdığım nokta hayat sigortası oldu. Bekar ve borçsuz olduğum yıllarda bana ısrarla satılmaya çalışılan üründü; oysa o dönem gerçek ihtiyacım kapsamlı bir sağlık poliçesiydi. Konut kredisi çektiğim yıl ise durum tersine döndü: artık geride kalacak bir borç ve o borçtan etkilenecek biri vardı. İhtiyaç sabit değil, hayat aşamasına göre değişiyor.
Bana en pahalıya gelen hatam, "hem korur hem biriktirir" diye anlatılan bir üründe iki işi birleştirmek oldu. Primin ne kadarı koruma, ne kadarı birikim, ne kadarı kesinti — bunu ayırt edemediğim için yıllarca ne yeterli teminata ne de tatmin edici bir getiriye sahip oldum. Şimdi net bir kuralım var: korumayı sigortadan, getiriyi yatırımdan bekliyorum. Vadeli hayat sigortası gibi sade, teminatı yüksek, primi düşük ürünlerle korunuyorum; birikim tarafını ise fon ve hisse tarafındaki kendi planımla, emeklilik hedefimi hesaplarken kullandığım yöntemle yürütüyorum.
Sıfırdan kurgu yapan biri olsam şu adımları izlerdim: