Bir yıl boyunca vadeli hesap oranlarını takip eden bir tablo tuttum. Sonuçta öğrendiğim en net şey şuydu: reklamda gördüğüm rakamla hesaba geçen para arasındaki fark, bankalar arasındaki farktan daha büyük olabiliyor. Yani "en yüksek faizi kim veriyor" sorusunun cevabı, çoğu zaman ekranda en büyük punto ile yazan rakam değil.
Banka faiz oranları karşılaştırılırken en sık düşülen tuzak, farklı şeyleri yan yana koymak. Bir kampanyada gördüğünüz oran yıllık brüt olabilir; başka bir yerde 32 günlük vadenin dönem getirisi yazıyor olabilir. Birinde stopaj düşülmüş net getiri, diğerinde düşülmemiş brüt gösteriliyor olabilir. Ben ilk aylarda tam olarak bunu yaptım: bir bankanın 92 günlük oranını, diğerinin 32 günlük oranıyla karşılaştırıp yanlış tarafa para yatırdım.
İkinci tuzak koşullar. "Yeni müşteriye", "başka bankadan gelen paraya", "ilk 250 bin TL'ye", "sadece mobilden açılan hesaba" gibi ibareler oranın yanında küçük yazıyor ama getiriyi doğrudan belirliyor. Üçüncü tuzak ise vade sonunda ne olacağı: kampanya oranı sadece ilk vade için geçerliyse ve hesap otomatik yenilenirse, ikinci ay ciddi şekilde daha düşük bir orana razı olmuş oluyorsunuz.
Belirli banka isimleri ve rakamlar haftalar içinde eskiyor, o yüzden ben kurumları tip bazında ayırmayı daha faydalı buluyorum. Kendi deneyimimde tablo şöyle şekillendi:
| Seçenek | Genelde öne çıkan yön | Dikkat edilmesi gereken |
|---|---|---|
| Büyük ölçekli özel ve kamu bankaları, şube kanalı | Erişim kolaylığı, tüm ürünlerin tek yerde olması | Standart oranlar genelde en yüksek değil; pazarlık ancak yüksek tutarda işe yarıyor |
| Aynı bankaların internet/mobil kanalı | Şubeye göre birkaç puan daha iyi oran ve anında açılış | Kampanya yalnızca "yeni para" için geçerli olabilir |
| Dijital/şubesiz bankalar | Yeni müşteri kazanmak için agresif oranlar | Oran genelde belirli bir tutara ve ilk vadeye sınırlı |
| Katılım bankaları (kâr payı) | Faizsiz yapı arayanlar için alternatif | Getiri sabit değil, beklenen kâr payı olarak açıklanır |
| Para piyasası / kısa vadeli borçlanma fonları | Günlük likidite, vade kısıtı yok | Getiri garanti değil, fon gider kesintisi var |
Ben karar vermeden önce her seçeneği aynı formata çeviriyorum: "100.000 TL, 32 gün, elime geçen net tutar kaç TL?" Bunu yapmanın en kolay yolu bankaların hesaplama ekranlarını kullanmak; oran girip vade seçtiğinizde net tutarı gösteriyorlar. İki bankayı bu tek sayı üzerinden karşılaştırdığınızda brüt-net karmaşası kendiliğinden çözülüyor.
Buradaki gerçekçi beklenti şu: kurumlar arasındaki net fark genelde küçük tutarlarda kayda değer bir para etmiyor. 50.000 TL için bir aylık fark, bir yemek parası kadar olabilir. O yüzden ben hesap kovalamayı belirli bir eşiğin üstündeki paralar için yapıyorum; altında kalan kısmı likit tutup enerjimi bütçe disiplinine ve tasarruf oranını artırmaya harcamak daha çok kazandırdı.