İlk konut kredimi çekerken bankadan aldığım teklifin üzerinde "bu oran 7 gün geçerlidir" yazıyordu ve ben o cümleyi önemsemedim. Tapu randevusu iki hafta sonraya kaldı, teklif yenilendi, oran biraz yukarı geldi. Aylık taksitteki fark dramatik değildi ama vadenin tamamına yayıldığında hiç de küçük bir para değildi. O günden beri konut kredisi oran meselesine iki ayrı soru olarak bakıyorum: hangi tür oranı seçeceğim ve seçtiğim oranı ne zaman kilitleyeceğim.
Konut kredisi çoğumuz için hayatımızın en uzun vadeli finansal taahhüdü. 10 yıllık bir kredide 120 taksit ödüyorsunuz ve bu sürede ekonomide neler olacağını kimse bilmiyor. Sabit oran, bu belirsizliği bankaya devretmek anlamına geliyor; banka da bu riski üstlendiği için genelde başlangıçta biraz daha yüksek bir oran istiyor. Değişken oranda ise riski siz taşıyorsunuz, karşılığında başlangıç maliyeti daha düşük olabiliyor.
Türkiye'de konut kredilerinin büyük bölümü vade sonuna kadar sabit faizli olarak kullandırılıyor; yani taksitiniz ilk günden belli. Değişken faizli seçenekte oran, bir referans göstergeye bağlı olarak belirli periyotlarla güncelleniyor ve taksitiniz yukarı ya da aşağı hareket edebiliyor. İkisi de kötü ürün değil; sadece farklı insanlar için uygun.
| Kriter | Sabit oran | Değişken oran |
|---|---|---|
| Taksit öngörülebilirliği | Tam öngörülebilir, bütçeye yazıp unutuyorsunuz | Güncelleme dönemlerinde değişir, esnek bütçe gerekir |
| Başlangıç maliyeti | Genelde biraz daha yüksek | Genelde daha düşük başlar |
| Faizler düşerse | Avantajı otomatik göremezsiniz, yeniden yapılandırma gerekir | Taksit kendiliğinden hafifler |
| Faizler yükselirse | Korunmuş olursunuz | Taksit yükünüz artar |
| Kimin için uygun? | Geliri sabit, nakit tamponu ince olan | Geliri artan trendde, birikimi güçlü, erken kapatma niyeti olan |
Teklifteki oranın bir geçerlilik süresi olduğunu deneyimle öğrendim. Bu yüzden şu sırayı öneriyorum:
Orta düzey bilgisi olan, çok vakit ayırmak istemeyen birine tek cümleyle şunu söylerim: ilk konutunuzda ve gelirinizin dalgalı olduğu bir dönemde sabit oranı seçin. Faiz oranından kazanacağınız birkaç puanlık avantaj, bütçenizin her ay ne kadar rahat nefes aldığından daha değerli değil. Değişken oran ise elinizde altı aylık gideri karşılayan bir acil para fonu, artan bir gelir eğrisi ve krediyi vadesinden önce kapatma planı varsa mantıklı hale geliyor.
Krediyi imzaladığım gün yaptığım en iyi şey, taksiti aylık bütçe tablosuna "değişmez gider" olarak yazıp üzerine yüzde 10'luk bir tampon eklemekti. O tampon, hem sigorta yenilemelerini hem de aidat artışlarını sessizce yuttu.
Son bir hatırlatma: sabit oranla başlamak "kader" değil. Piyasa oranları belirgin şekilde gerilerse yeniden yapılandırma ya